• BIST 1.391
  • Altın 495,421
  • Dolar 8,7180
  • Euro 10,3510
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 28 °C

İstanbul Sözleşmesi...

Ali İhsan Adıgüzel

İstanbul sözleşmesi...

Her yönetim tarzı kendi modeliyle vatandaşa hizmet eder. Dünya ya bakışı da hizmet anlayışı da hep farklı olur.

AK Parti kendi seçmenini konsolide etmek zorundadır. Bu noktada çalışma stratejisini de ona göre oluşturur. Ve bu en doğal hakkıdır. 

Seçmen; AK Partinin hizmet anlayışına, modeline, tarzına bakar. Değerlendirir ve bir karar verir. Şayet memnunsa oy verir ve bu anlayışın devam etmesi için benimsediği partiyle yola devam eder. 

Zaten iktidarla muhalefeti bir birinden ayıran özelikte tam olarak budur. Bakış açısıdır.

AK Partinin uyguladığı yol haritası Türk tarihinde görülmediği kadar uzun süre devam etti, ediyor. Seçmen her seçimde Recep Tayyip ERDOĞAN’ı da düşünce yapısını da hizmet tarzını da anlayışını da benimsedi, benimsemeye devam ediyor.
Muz cumhuriyeti yönetmediğini son 20 yılda vatandaşla aynı frekansta olarak gösterdi.
Kaldı ki bütün seçim sonuçları da masada duruyor. Bizim bu konuyu anlatmamıza da gerek yok yani.


Son 20 yıldır muhalefet, muhalefette olmasına rağmen, üzerine vazife olmadığı halde iktidarmış gibi bir görüntü oluşturmaya çalışıyor. Oysa gerçek, güneş gibi ortadadır.
CHP son 70 yılda hiç tek başına iktidar olamadı. Ve muhalefetin iktidarı yönetmesi de tarihte hiç görülmedi. Şu an için bilinen AK Parti ve MHP’nin iktidarda olması, ülkeyi CUMHUR İttifakının yönettiğidir.

Hatırladığım kadarıyla MİLLET İttifakı CUMHUR İttifakının yaptığı hiç bir hizmeti takdir, tasvip etmedi. Hal böyle olunca herkesin de yerini bilmesi zaruridir.

CHP; iktidar ben ne dersem, nasıl istersem onu yapsın diyor ama seçmen AK Partiye oy verirken beni sen yönet ve nasıl istersen öyle yönet dedi, diyor...

Bu durumda AK Parti ne yapmalı? Hiç oy almadığı, alamayacağı seçmene göre mi hareket etmeli yoksa oy aldığı seçmenle aynı frekansta olmaya mı devam etmeli. 
Şu an tam olarak yaptığı kendi seçmeni üzerinden uyguladığı strateji. Bu muhalefeti üzer mi, bir zahmet üzsün. Zaten AK Parti hükümetinin her yaptığına yanlış diyen bir muhalefet gerçeği ile karşı karşıyayız. Bunca yapılan olağanüstü hizmetleri görmezden gelip Ak Parti'nin yaptığı tek güzel şey İstanbul sözleşmesidir diyen bir muhalefet gerçeği varsa İstanbul Sözleşmesi enine boyuna düşünülmelidir. Tıpkı Bilim Kurulu gibi bir Hukuk Kurulu oluşturmalı ve tüm dünyaya örnek olacak bir çalışma ortaya koymalıyız. Eğer Muhalefet başta CHP ve HDP olmak üzere kadın hakları ve kadına şiddet konusunda bu kadar samimi ise ilk olarak taciz ve tecavüzlerin odağı olan partilerinin içini temizlemeli ve bu pisliğe karışan partilileri korumaktan vazgeçmelidir. İmparator bakiyesi olan bu topraklarda yaşayan asil millet kadını, aileyi tüm insanları hatta tüm canlıları korumaya muktedirdir. Avrupa'nın bize adalet  öğretme kapasitesi ve geçmişi yoktur, lakin Avrupa'nın bu asil milletten adalet konusunda öğreneceği çok şey vardır. Bunun için çok uzağa değil sadece ŞANLI tarihimize bakması yeterlidir. Doğal olarak her zaman olduğu gibi buna da aynı reaksiyonu gösterecek bir muhalefet var ne yazık ki. 

Sonuç olarak İstanbul sözleşmesi yaşatır mı bilmiyorum ama bu muhalefetin kendi seçmenine iktidar yüzü göstermeden öldüreceği kesin. 

Benden Söylemesi...

Bu yazı toplam 380 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2020 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.